:::DJbARBAR::: :::DJ KABİNİ::: :::EN YENİ ENHİT MÜZİKLER:::  :::MP3::: :::DOWNLOAD:::  Forum Ana Sayfa
KayıtAramaSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş
Create your own forum on ForumUp.com, It's free, powerful, and fast! :-)
Studio Kurulumu...

 
Başlığa cevap gönder    :::DJbARBAR::: :::DJ KABİNİ::: :::EN YENİ ENHİT MÜZİKLER::: :::MP3::: :::DOWNLOAD::: Forum Ana Sayfa » PRODÜKSİYON (NASIL YAPILIYOR BU PARÇALAR) Önceki başlık
Sonraki başlık
Studio Kurulumu...
Yazar Mesaj
DJ_Crazy
DJ_Crazy
<strong><font color=red>DJ_Crazy


Kayıt: 26 Ekm 2006
Mesajlar: 256
Konum: Ankara

Mesaj Studio Kurulumu... Alıntıyla Cevap Gönder
Hayatın güzel yanlarını hissetmemizi saglayan ve toplumları aynı çatı altında toplayan tek olgu sanat. Sanat dalları içerisinde 7'den 77'ye herkesin vazgeçilmez tutkusu ise müzik. Bir çogumuzun içinde bulunan müzik yapma istegini dizginleyen şey ise bilgi eksikligi. Bilgi eksikligi diyoruz ; çünkü bu konuda söylenen sebeplerin en başında solfej bilmemek, enstrüman çalmamak , stüdyo cihazlarına olan yabancılık geliyor. Gelişen teknoloji ise günümüzde kullandıgımız standart bilgisayarlarla her kesimin müzik yapmasına olanak tanıyor.



Stüdyo Teknolojilerinin Evrimi :





Bilgisayar ve dijital teknolojiler henüz müzik sektöründe bu denli etkili degilken, kullanılan stüdyo kayıt sistemleri tamamen analog teknolojiler üzerine kuruluydu. Makara bantlar, amplifikatörler, tüplü mikrofonlar ve çogunlukla akustik enstrümanlar kullanılırdı. O dönemler tüm enstrüman ve vokallerin aynı anda kaydedildigi bir senaryoda, bir müzisyen hatasında tüm kayıt baştan yapılırdı. Stüdyolarda ise metrelerce kablo, fazlaca yer kaplayan cihazlar ve çoklu kanal kaydı yapmaya olanak saglayan pahalı kaydediciler bulunurdu. Yine aynı dönemlerde hatasız bir albüm kay dı yapmaksa yüzlerce saatlik çalışmalarla gerçekleşirdi. 1970 li yılların sonunda bilgisayarların etkin olarak kullanılması ve 1980 li yılların başında midinin icadıyla stüdyo teknolojilerinde tüm kurallar degişmeye başladı.

ATARI ST bilgisayarlar ve Cubase yazılımıyla birlikte midi teknolojisi müzisyen ve aranjörlere bir çok yeni olanagı da beraberinde getirdi. Hata düzeltme, notalara midi aracılıgıyla tamamen hakimiyet saglama , stüdyo donanımları arasında senkronizasyon gibi dönemin yeni teknolojileri bir kayıt stüdyosunun standartları haline geldi. Bu kırılma noktasının ardından stüdyo ekipmanları standart olarak bilgisayar uyumlu halde üretilmeye başladı.

Aynı zamanlarda müzik yazılımlar sektöründe önemli bir genişleme ve zenginlik oluşmaya başladı. Başlangıçta sadece profesyonellerin hizmetine sunulan bu yazılımlara amatör müzisyenler de büyük bir ilgi gösterince yazılım firmaları yeni ve büyük bir pazarın farkına vardılar. Bu pazara hizmet sunma yarışına giren bilgisayar firmaları artık tek bir yazılımla nerede ise bütün bir stüdyo özelliklerini evimize kadar getiriyorlar. Günümüzde binlerce dolar harcanarak elde edilebilecek kaliteyi, çok daha düşük maliyetlere elde edebiliyoruz.



MIDI (Musical Instrument Digital lnterface)

Bir ev tipi stüdyoda öncelikle ilk anlaşılması gereken şey MIDI teknolojisidir. Çünkü MIDI teknolojisi sayesinde notalara bütünüyle hakimiyet saglayabilir, olabilecek hataları kolayca düzeltebilirsiniz. MIDI 1983 senesinde bir synthesizer'dan digerini de kontrol edebilmek amacıyla icat edildi. Çok kısa bir süre sonra ise bilgisayarlarında MIDI arabirimiyle kayıt yapabildigi ve çalabildigi keşfedildi.

MIDI çalışma mantıgı olarak, nota bilgilerinin elektronik sinyaller olarak taşınmasıdır. Yani üzerinde bir MIDI çıkışı bulunan enstrümanı, MIDI arabirimi ile bir bilgisayara bagladıgınızda çalınan notaları ekrandan görebilirsiniz. Buradan da anlaşılacagı gibi MIDI sadece nota sinyalleri taşıyan bir sistemdir. MIDI girişleri ve çıkışları asla ses taşımazlar. Aynı şekilde bilgisayarlarımızda kayıtlı olan MIDI dosyaları da herhangi bir ses içermezler.

Bu noktada akıllara gelen ilk gelen soru, bilgisayarlarımızda bulunan MIDI dosyalarının bir medya oynatıcısı tarafından nasıl çalındıgı olacaktır. MID uzantısı ile kaydedilen MIDI dosyalarının taşıdıgı nota, ritim, enstrüman tercihi gibi bilgiler bilgisayar tarafından okunur. işletim sisteminizin ya da ses kartınızın MIDI enstrüman bankasından, dosyada belirtilen enstrümanlar seçilir ve notaya göre bir medya oynatıcısı tarafından çalınır.

Bilgisayarlarımızda bulunan MIDI enstrüman bankasının, gerçek enstrümanlardan uzak oldugu bir gerçek. Ancak kullanılacak yazılımlar, yüklenecek yeni enstrüman bankaları ve MIDI ile yapılabileceklerin neredeyse sınırı yok.

MIDI' nin teknik özellikleri

Her bir MIDI port'u sinyal alan ve gönderen 16 ayrı kanal içerir_ Bu kanalları televizyon kanalları gibi düşünebilirsiniz. 16 kanalın her bir için ayrı bir veri vardır. Kanallar bir sequencer (ardışımlayıcı) yazılımında 'track' olarak adlandırılır ve her kanala farklı bir enstrüman atanabilir. Böylece elinizde 16 enstrümandan oluşan bir orkestra oldugunu varsayabilirsiniz. Ayrıca bir kanala kayıt yaparken diger kanallar playback yapabilir.

Eger 16 kanaldan daha fazla sayıda kanal elde etmek isterseniz bir 'MIDI Interface' almanız gerekir. MIDI Interface'ler port sayısını arttırarak daha fazla kanal elde etmenizi saglar. Basit bir örnekle üzerinde 8 port bulunan bir MIDI Interface aygıtına çoklayıcılarla birlikte 128 müzikal klavye baglayabilirsiniz. Böylece bilgisayardan yollayacagınız bir nota sinyalini 128 klavye aynı anda çalacaktır.



General MIDI

Ses kartlarının büyük bir çogunlugu 128 farklı enstrümandan oluşan GM (General MIDI) ismi verilen bir enstrüman bankası içerir. GM'in enstrüman tanımları daima aynı standarda sahiptir. Böylece farklı sistemlerde ve ses kartlarında bir MIDI dosyasını çaldıgınız zaman aynı sonucu alırsınız. MIDI kanallarına enstrüman programlamak için bir sequencer program yadımı ile enstrüman numarası vermek yeterlidir.

Neden MIDI tercih edilmeli?

Günümüzde müzikle amatörce ugraşan birçok insanın hazır örnekler (sample, loop) tercih ettigini bilebilir ve bunun MIDI'den daha iyi sonuçlar verdigini düşünebilirsiniz. Ancak bu tür hazır örnekler kullanmak insanın yaratıcı gücünü dizginleyecektir. Çünkü kullanılan sample ve loop'lar da MIDI teknolojisiyle hazırlanmaktadır. Hazır sample ve loop'lar kullanmak ton degişimi, nota degişimi, akort ayarı ve vuruş şiddetleri gibi kullanıcı tarafından belirlenecek özelliklerden de uzak kalmak anlamına gelecektir. Ayrıca birçok sample ve loop, dip gürültüsü (noise) barındırır. MIDI ile yaptıgınız düzenlemelerdeyse dip gürültüsü bulunmaz.

Kısacası MIDI'nin yetersiz bir sistem oldugunu düşünmeyin. Günümüzde müzik çalışmalarının stüdyo aşamalarında MIDI etkin olarak kullanılmakta. Bununla beraber müzik listelerinde duydugunuz müzik çalışmaları bestelenirken ilk düzenlemesi de genellikle bir ev stüdyosunda MIDI ile gerçekleşir.



Sequencer

Sequencer kelime olarak 'ardışımlayıcı' anlamına gelir. Yani bilgisayarınızda kanallarla çalışmanızı saglayacak ve ev tipi stüdyonuzda beyin görevini görecek yazılımdır. Çaldıgınız enstrümanı bir kanala kaydedip, kanal üzerinde zamanlama, ritim, efekt, process ve volume ayarları yapabilirsiniz. Farklı bir enstrümanı başka bir kanala kaydederek, diger kanallardan farklı işlemler uygulayabilirsiniz. Play komutu verdiginizdeyse Sequencer kanalları miksleyerek çalar ya da dilediginiz kanalı solo olarak dinleyebilirsiniz.

Basit bir sequencer'da bu saydıgımız özellikler standart olarak gelir. Sequencer'lar tüm bu saydıgımız özelliklere ek olarak MIDI sistemiyle dogrudan etkileşimli çalışır. Kendiniz bir MIDI dosyası oluşturabileceginiz gibi hazır bir MIDI dosyasını yazılım içinde çalıştırarak üzerinde dilediginiz degişiklikleri yapabilir, her enstrümanın notalarını ayrı ayrı görebilirsiniz.

Sequencer yazılımlarda popüler olarak kullanılanların başında Steinberg firmasının ürettigi ve MIDI'nin icadının hemen ardından kullanıcılarıyla tanışan Cubase serisi geliyor. Bununla beraber Sonar, Logic ve Reason gibi yazılımları sayabiliriz. Biz yazımızda başlangıç düzeyi stüdyo için Propellerheads firmasının üretmiş oldugu Reason isimli yazılımı, orta ve ileri düzey için Steinberg Cubase SX'i kullanacagız. Sequencer'lar ile ilgili kullanım bilgilerini ve ayrıntıları yazımızın ilerleyen bölümlerinde bulabilirsiniz.



Nasıl bir bilgisayar?

Bir ev stüdyosu kurarken bilgisayar seçimi, kullanacagız yazılım ve modüllerin sisteminize getirecegi yüke baglı olarak degişiyor. Kullanacagınız bilgisayarın donanımında öncelikle işlemci hızı ve bellegi son derece önem taşıyor. Yazımızda kullanacagımız yazılım ve stüdyo donanımları için işlemcinin 2.4 GHz ve üzeri, bellegin 512 MB ve üzeri olması yeterli olacaktır. Işlemci ve bellek gücü ne kadar yüksek olursa, çalışmalarınızda kazanacagınız hız o denli artacaktır.

Sabit disk kapasitesiyse tamamen kullanacagınız yazılımların tuttugu alana baglı. Günümüzde özellikle VST enstrümanları sabit disk üzerinde geniş alanlar kaplıyorlar. Örnek verirsek Spectrasonics firmasının ürettigi Stylus isimli ritim programlayıcısının kapladıgı alan 3.6 GB seviyelerini buluyor.



Ses kartları

Ev stüdyomuzun merkezini bilgisayarın oluşturacagını yazımızın giriş bölümünde söylemiştik. Bilgisayarımızda birinci derecede önem taşıyan donanımsa ses kartı. Bilgisayarlarımızda bulunan onboard veya düşük maliyetli ses kartları müzik dinlemek, oyun oynamak, film seyretmek için yeterlidir. Ancak konu müzik veya ses kaydı yapmak olunca kullanacagınız ses kartının teknik özelliklerine dikkat etmeniz gerekiyor. Şimdi bu özellikleri mercek altına alıyoruz.

Sample rate (Örnekleme oranı)

Bir ses kartının teknik özelliklerine baktıgınızda veya bir yazılım aracılıgıyla kayıt yaparken sıkça karşımıza çıkan bir terim olan 'sample rate', analog sinyaller dijitale ~evrilirken 1 saniyelik sürede ne kadar kaydedildiginin ölçüsüdür ve Hertz (Hz) ile ölçülür. Örnegin herhangi bir sıkıştırma teknigi yapmadan, 16 bit'lik bir dijital kodlamada uygulanacak 44100 KHz örnekleme CD kalitesinde ses elde etmek anlamına geliyor. Bu kalitenin üzerindeki kayıt standartları ise 48 KHz, 88.2 KHz ve 96 KHz örneklemelerdir. Aslında 44.1 KHz'de yapılan kayıt ile 96 KHz yapılan kayıt arasında çok büyük farklar yoktur. 96 KHz'de yapılan kayıtlarda duyulmayan bazı harmonikleri duymak mümkün olabilir.

Insan kulagı ise sadece 20 Hz ile 20 KHz arasındaki frekansları duyabilir. Yani Sample Rate'de sözü geçen frekansları analog dijital ve dijital - analog çeviriciler aracılıgı ile duyabiliyoruz. Örnekleme hızı standartlarını ise yazının sonunda verecegim bazı tablo ve resim linkleri bölümünde bulabilirsiniz.



Latency

Kelime olarak 'Iateness' kelimesinden türetilen 'Iatency', gecikme anlamına gelir. Bir enstrüman ya da vokal kaydı esnasında, çıkan ses ile bilgisayardan duyulan ses arasındaki zaman farkıdır. Her ses kartı bir tampon bellek genişligine (Bufter Size) sahiptir. Bu tampon bellekte anlık kaç örnekleme yapılacagı belirlenir. Buradaki örnekleme sayıları genellikle 2048, 1024, 768, 512, 384, 256 ve 128 gibi standart sayılardır. Ses kartlarındaki bu gecikme milisaniyeler (ms) ile ölçülür.

Bu arada gecikme süresini minimuma indirmek için bilgisayarınızda eger XP işletim sistemine sahipseniz çalışan diger programları kapatmalı gereksiz hizmet ve başlangıç ögelerini durdurmalısınız. Bu durumda fark edilir bir düşüş olacaktır gecikme süresinde.

Tampon bellegin büyüklügü ve kullanılacak örnekleme frekansı, gecikme süresini belirler. Örnegin tampon bellekte 256 örnekleme ile yapılacak 44.1 KHz'lik kaydın gecikmesi 256/ 44.1 = 5.84 ms olarak hesaplanır. 10 milisaniye altında kalan gecikme süreleri bir stüdyo için idealdir. Ancak 10 ms üzerindeki gecikmeler müzisyenleri yanııtabilir.

Eger bilgisayarla müzik yapıp, kayıtlar almak istiyorsanız ses kartınızın gecikme süresi son derece önemlidir. Günümüzde düşük maliyetler ile üretilip satışa sunulan ses kartlarında bulunan gecikme süreleri, profesyonel anlamda kayıt yapmaya olanak saglamazlar. Bu yüzden profesyonel ses kartlarının maliyetleri daha yüksek, ama gecikme süreleri oldukça düşüktür.



Drivers (Sürücüler)

Ses kartı seçimi sonrasında yaşanabilecek potansiyel karmaşalardan birisi ses kartı sürücüleri olacaktır. Çünkü üretici firmanın kendi ürünü için geliştirdigi sürücüler, genellikle gelişmiş müzik yazılımları için yeterli olmaz. Gerek ses kartını daha performanslı kullanmak, gerekse sistem kaynaklarını çok meşgul etmemek için çeşitli firmalar tarafından yazılmış sürücü standartları vardır. Bu standartların ne oldugunu bilmek, müzik çalışmalarınızda teknik anlamda karşılaşacagınız olası problemlerin çözümüne daha kolay ulaşmanızı saglayacaktır. Popüler olarak kullanılan sürücü standartlarıysa şöyledir:

• MME (Multimedia Extensions): Ses dosyalarını çalma, kayıt yapabilme kurallarını belirler. Ilk kez Windows 3.0 işletim sisteminde varsayılan standart olarak kullanıldı. Her ses kartı üreticisi MME standardını kullanabilmek için bir DLL dosyası yazmak durumundadır. MME standardı artık günümüzde müzik yazılımları tarafından etkin olarak kullanılmıyor.

• DS (Direct Sound): Windows 95 ile birlikte gelen bu

standardın en büyük avantajı, yazılımlardan gelen sesleri bir parça daha düşük gecikmeyle

çalabilmesidir. Fakat bu sürücü standardında kayıt yoktur. Sadece playback için kullanır. Dolayısı ile kayıt için Direct Sound sürücüleri kullanılamaz.

• ASlA (Audio Streamlng Input output): Sanal stüdyo uygulamalarında oluşacak gecikmeyi minimuma çekmek için Steinberg tarafından geliştirilen sürücü standardı. 1.0 ve 2.0 olmak üzere iki ayrı versiyonu bulunuyor. Asıa, sürücüler arasında WDM ile birlikte en düşük gecikme sürelerine sahip. Cubase serisi bu standart ile çalışıyor.

. WDM (Wındows Driver Model): Bu sürücünün işleviyse bir yazılımın Windows ile vakit kaybetmeden direkt olarak 'kernel' ismi verilen çekirdege ulaşmasını saglamak. Bu yöntem gecikme sürelerini oldukça aşagıya çekiyor. Cakewalk'ın Sonar isimli sequencer'ı bu standardı kullanıyor.

• EASI: EMagic firması tarafından geliştirilen bu sürücü, çalışma mantıgı olarak Asıa sürücülerine benzer. Logic isimli sequencer ile başarılı bir performansa sahiptir.

. GSIF: GigaSampler isimli yazılımın kullandıgı sürücü modeli. Bu sürücüde MME sürücüleri gibi sadece playback yapabiliyor. Kayıt yapmak içinse başka bir sürücüye ihtiyaç duyuyor.

. Core Audio: Apple tarafından MacOs için geliştirilmiş sürücü standardı. Windows işletim için herhangi bir versiyonu bulunmuyor.

Sizlere önerimiz ASIO ve WDM gibi düşük gecikme süreleri saglayan sürücüleri kullanan yazılımlarla çalışmanız olacaktır. Bu hem daha ekonomik hem daha yüksek performanslı sonuçlar verecektir.

Dijital baglantı

Eger kuracagınız stüdyoda dijital giriş ve çıkışları kullanmanın gerekliligi konusunda şüpheleriniz varsa bunun şart olmadıgını söyleyelim. Ama eger bütçeniz dijital baglantı yapabilen bir ses kartını karşılıyorsa almanızda büyük fayda olacaktır. Bunun sebebiyse yeni üretilen birçok stüdyo donanımında dijital baglantı seçeneginin bulunması. Bu dijital baglantı sayesinde DAT gibi bir medya kaydedicisine kayıpsız ses yollayıp, alabilirsiniz.

Mikrofonlar

Bu tercihi yaparken elinizin altında çok geniş bir yelpazede, binlerce ürünle karşı karşıya kalacagınızı en başından söyleyelim. Burada tercih faktörünüzü belirleyen nokta mikrofonun fiyatı degil, ihtiyaçlarınızı ne kadar karşıladıgıdır. Örnek vermek gerekirse, evinizde kuracagınız stüdyo için bir yalıtım malzemesi kullanmadıgınızı varsayalım. Elinizde bulunan yüksek hassasiyetli mikrofonun düşük seviyedeki sesleri de kayda aldıgını düşünürseniz, korkunç bir kayıtla karşı karşıya kalabilirsiniz. Çünkü ses yalıtımı iyi yapılmamış bir odanın içinde sesler duvarlara ya da camlara çarparak geri dönecektir. Buna ek olarak camı, kapıya kapasanız da dışarıdan gelebilecek minik gürültüler de, dip ses oluşmasına yol açabilir. Işte bu aşamada dikkat edilmesi gereken nokta, seçeceginiz mikrofonun kullanılacagı ortam ve amaçtır.

Bu noktada amaç sözcügünün önemine dikkat çekmek istiyoruz. Bir sahne mikrofonu ile stüdyo mikrofonu arasında teknik açıdan büyük farklar vardır. Aynı şekilde akustik enstrümanlar için üretilen mikrofonlarla vokal kaydı yapmak, vokaldeki harmonik seslerin gereksizce ön plana çıkmasına neden olabilir. Özellikle gitar kayıtlarında yanlış açıdan mikrofonla alınan bir ses kaydı iyi sonuçlar getirmeyecektir.

Her şeyin başında, profesyonel olmayan bir ev stüdyosu kurmaya çalıştıgımızı hatırlatalım. Ihtiyaçlarınızı karşılayan bir mikrofona sahip olduktan sonra mikrofonunuzun karakteristik özelliklerini keşfetmeye başlayın. Çeşitli açılardan ve mesafelerden enstrüman ve vokallerle birçok örnek kayıt yapın. Bu kayıtları dinleyin ve en iyi sonuçları not alın. Bu yapacagınız çalışmaların kalitesini arttıracaktır.

Kablolar

Günümüzde üretilen stüdyo ekipmanları farklı kablo standartlarına sahiptir. Bu standartlarda üzerinde iki ve üç pin (igne) bulunan kablolar 'balanced' ve 'unbalanced' olmak üzere iki şekilde baglanır. Stüdyolarda etkin olarak kullanılan ses ve veri kablo çeşitlerini ise şöyle sıralayabiliriz:

Analog kablolar



XLR: Üç igneli 'balanced' mikrofon kablosu olarak tanımlanır. Bu kablo aynı zamanda AES/BEU kablosu olarak da kullanılabilir.

RCA: Üzerinde iki baglantı ignesi bulunur. Diger iki igneli kablolar gibi 'unbalanced' kablodur.

1/8 inc TRS - RCA stereo: Ses kartına RCA baglantısı yapmayı saglayan kablo.

5 pin MIDI: Enstrüman ya da donanımsal ses modüllerinin MIDI baglantısı için kullanılır.

Joystick - MIDI: Ses kartının üzerinde bulunan joystick girişine MIDI baglantısı yapmayı saglayan kablodur.



Dijital kablolar



S/PDIF (Sony/Phlllps DIgltal Interfac:e): Coaxial ve optik olmak üzere iki tipte bulunur. Coaxial kablolama için RCA tipinde kablo kullanılır. Coaxial çalışma limiti 6 metredir. Optik kablolamada ise TQSLlNK adı verilen kablo çeşidi kullanılır. Optik kablo 15 metre mesafeye kadar veri sinyali taşıyabilir.

Çok kanallı Dijital kablolar: Roland RBUS, Tascam TDIF ve Alesis ADAT optik olmak üzere üç ana metoda ayrılır. RBUS ve TDIF kablolar 25 igneden oluşur ve 8 kanal sesi bir stereo kanala gönderebilmeye olanak tanır. ADAT metodu ise S/PDIF ile aynı türde optik kablo kullanır. Ancak bu kablo üzerinden 8 kanal ses iletilir.



Bilgisayar Kabloları



Fire Wire : Fire Wire kablolar stüdyo teknolojilerinde dijital ses ve görüntü ekipmanlarının bilgisayara baglantısı için kullanılır. Özellikle yazılımlarla senkronize çalışacak olan mikser , ses modülleri gibi cihazlarda bu baglantı şekli sık görülür.



USB: Yeni kuşak stüdyo ekipmanlarının MIDI baglantısı için kullanılır. Aynı zamanda son dönemde bilgisayara ses alıp göndermek içinde kullanılıyor.



SCSI : SCSI kablolar bazı çok kanallı sabit disk kaydedici ekipmanlarında ses iletişimi için kullanılıyor.



Yazımızın bu bölümüne kadar stüdyo kurulumu öncesi temel bilgileri sunduk. Bu aşamadan sonra ise üç düzeyde stüdyo kurulumuna başlayacagız.



Başlangıç Düzeyi Ev Stüdyosu



Kuracagımız stüdyonun profesyonel olmayacagını, fakat küçük bütçelerle bir profesyonel stüdyo düzeyinde ses elde edebilecegimizi söylemiştik. Günümüzde amatörden profesyonele tüm stüdyoların merkezini bilgisayarlar oluşturuyor. Öncelikle bilgisayarımızı stüdyo için hazır hale getiriyoruz. Başlangıç düzeyinde kullanacagımız donanım ve yazılımlar ise şöyle :



Donanımlar :



P4 2.6 GHz Işlemci

256 MB RAM

40 GB Hard Disk

Sound Blaster 5.1 Live ses kartı



Yazılım :



Propellerheads Reason







Başlangıç düzeyi stüdyomuzda kullanacagımız yazılım olan Reason gelişmiş özellikleri ile bir stüdyo ortamına erişmenizi saglıyor. Hatta bu stüdyonun kablolanmasını bile sanal olarak kendinizce düzenleyebiliyorsunuz. Şimdi yazılımızın ayrıntılı olarak kullanılışını inceliyoruz.

Yazılımın ara yüzü stüdyo ekipmanlarını monte etmeye yarayan “ Rack Mount “ kasalara benzetilmiş. Ihtiyacınız olan donanımı sanal olarak monte edebiliyorsunuz.

Yazılımın alt kısımındaysa enstrüman kanalları ve müzik akışını gösteren bir pencere ve kumanda paneli bulunuyor. Bu panelde tempo, midi senkronizasyonu, ritim ölçüsü ve kayıt gibi seçeneklere ulaşıyorsunuz.



Ilk olarak nota ve melodi girişi yapabilmemiz için Edit > Preferences yolunu izleyerek MIDI ve Advanced MIDI ayarlarından MIDI klavyemizi tanımlıyoruz. Bunun ardından File > Open yolunu izleyerek programın kuruldugu klasöre geçip, Template Songs altından Empty Rack isimli projeyi açıyoruz. Yazılım içerisinde karşımıza donanım arayüzü geliyor. Sanal stüdyo ekipmanlarını bu donanım arayüzüne baglayabiliyoruz. Şimdi Create menüsünden ilk olarak 14:2 Mixer seçenegini tıklayarak sistemimizde bir mikser oluşturuyoruz. Böylece bundan sonra ekleyecegimiz her sanal donanım miksere otomatik olarak yazılım tarafından baglanacaktır. Dilerseniz Tab tuşuna basarak sanal donanımların kablo baglantılarını görebilir ve dilediginiz şekilde degiştirebilirsiniz. Hatta stüdyo baglantıları konusunda herhangi bir tecrübeniz yoksa bu sanal kablolarla birçok deneme yapabilirsiniz.

Bu aşamadan sonra MIDI klavyemizden nota girişi yapabilmemiz için bir sampler donanımı eklememiz gerekiyor. Bunun için Create > NN-19 Digital Sampler yolunu izleyerek bir sampler ekliyoruz. Sonra sampler üzerinden Open simgesini tıklayarak Reason ile beraber gelen ses bankalarından diledigimiz enstrümanı yüklüyoruz. Böylece MIDI klavyemizden sampler araCllıgıyla ile nota girişi saglayabiliriz.

Eger sisteminizde bir MIDI klavye kullanmayacaksanız programın Tracker özelliginden faydalanabilirsiniz. Bu özellige ulaşmanız için enstrüman kanallarının üst sol köşesinde bulunan simgeye tıklamanız yeterli. Karşınıza gelen pencereden nota girişi yapabilir, girdiginiz notaların vuruş şiddetleri ve seviyeleri gibi birçok özelligi belirleyebilirsiniz.

Ritm Eklemek

Reason ile çalışmalarınıza ritim eklemek iki şekilde gerçekleşiyor. ReDrum Drum Computer ya da D-Rex loop Player, Reason da ritim konusuna çözüm getiriyor. ReDrum ile tüm ritmi kendiniz belirleyebiliyorsunuz. D-Rex loop Player ise hazır ritim örnekleri kullanmanızı saglıyor. Bu sanal donanımlar Reason içerisinde kumanda panelinde bulunan tempo ve vuruş biçimine göre davranır.

Efektler

Reason efekt seçenekleri konusunda zengin bir palete sahip. Bu noktada Reason'da mikser kullanımına dikkatleri çekmek istiyoruz. Mikser üzerinde dört adet Return (AUX) girişi bulunmakta. Bu girişler enstrüman kanallarına efekt vermeyi saglar. Eklediginiz her donanım, mikserde bir kanal olarak gözükecektir. Eger RV-7000 gibi bir sanal efekt işleyici eklerseniz, bu otomatik olarak mikserin AUX girişine baglanacaktır. Mikser kanalları üzerinde bulunan AUX dügmelerini fare yardımıyla çevirdiginizde dilediginiz enstrümana efekt eklenecektir.

Ayrıca NN19 - Digital Sampler gibi enstrümanların çıkış kablolarını yazılım içerisinde bir efekt işleyiciye yönlendirerek mikserden bagımsız olarak efekt elde edebilirsiniz.

Reason'da ince ayarlar

• Reason'da neredeyse gerçek bir stüdyoda olması gereken ve yüksek fiyatlı birçok cihazı, sanal olarak bulabiliyorsunuz. Bu cihazlar gerçek niteliklere yakın oldugundan, üzerinde voltaj kontrolü yapabiliyorsunuz. Bu kontrol işlemi bir enstrümandan saglayacagınız sesi çok farklı biçimlere dönüştürmenizi saglıyor. Örnegin NN-19 dijital örnekleyici kullandıgınızda bir piyano sesinden sampler üzerindeki ayarları degiştirerek çok degişik sesler elde edebilirsiniz.

• Tracker ekranını iyi ögrenmeniz, çalışmalarınıza hız kazandıracaktır. Özellikle Quantize ve Change Events seçeneklerini kullanarak MIDI klavyeden girdiginiz notaların tonunu ve oktavını degiştirebilir, ritmin kaçtıgı yerleri düzeltebilirsiniz.

. Kullandıgınız ses kartının ayarlarına Edit > Preferences > Audio yolunu izleyerek ulaşabiliyorsunuz. Ses kartının hangi sürücüyle çalışacagını bu pencereden belirleyebilirsiniz. Özellikle gecikme ayarlarını mümkün oldugunca düşük tutmanız MIDI klavye kullanımında büyük kolaylık saglayacaktır.

• Reason direkt olarak mikrofondan ses almanıza olanak tanımaz. Reason'da müzikal anlamda düzenlemeler yapabilir ve bu düzenlemeleri WAV biçiminde kaydedebilirsiniz. Eger mikrofondan kayıt yapacaksınız Steinberg Wavelab, Sony Sound Forge ve Adobe Audition gibi bir ses düzenleyici yazılım bu konuda yardımcınız olacaktır.



Orta düzey ev stüdyosu

Bu aşamaya kadar Propellerheads Reason merkezli bir ev stüdyosu kurulumunu gerçekleştirdik. Orta düzey stüdyo kurulumunda ise Cubase SX 3 merkezli bir stüdyo oluşturacagız. Orta düzey stüdyomuzda analog mikser, daha gelişmiş bir mikrofon, 49 tuşlu bir MIDI klavye ve stüdyo monitörleri kullanacagız.



Donanımlar:



. P4 2.8 Işlemci

. 512 MB RAM

. 80 GB sabıt dısk

. Mackle Mlcro Series 1202 Mikser

. M-Audio Audlophlle 2496 ses kartı

. M-Audio Luna kondansatörlü Phantom Power mikrofon

. M-Audio StudloPhlle BX5 Monitör



Yazılımlar:

. Cabase SX 3.01







Ses kartı mikser baglantısı

Ses kartının miksere baglanması için kullanacagınız kablolarsa kullanacagınız mikserin giriş ve çıkışlarına göre degişiyor. Bizler yazımızda test amaçlı Mackie Micro Series 1202 mikser ve M-Audio Audiophile ses kartı kullanacagız. Audiophile serisi ses kartları ses girişi ve çıkışı için üzerinde RCA tipi kablo baglantısı ve dogrudan MIDI baglantısı bulunur. MIDI baglantısını USB yolu ile çözdügümüzden ses kartının çıkışını mikserin giriş kanallarından birisine, mikserin ana çıkışını ise ses kartının girişine baglıyoruz. Bu noktada DAT kaset gibi bilgisayar dışında bir kaydedici kullanmak isterseniz mikserin üzerinde bulunan Tape Out çıkışı fayda saglayacaktır.



Stüdyo monitörlerinin miksere baglanması

Bu aşamada ilk defa stüdyo tecrübesi yaşayacaklar için bir açıklama yapmamız gerekiyor. Stüdyo monitörleri duydugunuz

seslerin abartısız ve gerçege en yakın halini sizlere sunmak için tasarlanmıştır. Fazladan bir bas ya da tiz güçleri yoktur. Bunun sebebiyse olası kulak yanılmalarını önlemektir.

M-Audio Studiophile BXS monitörler üzerinde XLR ve 1/4 TS kablo girişleri bulunur. Tercihe göre bu kablo tiplerinden birini seçerek, mikserin Tape Out veya AUX Send çıkışları kullanılabilir. Eger ekstra bir kaydedici kullanmayacaksınız Tape Out çıkışı daha iyi sonuçlar verecektir. Günümüzde üretilen birçok mikserde ayrı olarak bir monitör baglantı çıkışı standart olarak bulunuyor.



Stüdyoların gözbebegi Cubase SX

1980'Ii yıllardan bu yana stüdyo yazılımlarının lideri olan Cubase, profesyonel anlamda yüzlerce imkanı kullanıcısına sunuyor. Her ne kadar dışarıdan kullanmak zor ve ev için uygun degil görüşlerine karşın, Cubase aslında hiç zor degiL. Aksine her sürümde Cubase biraz daha kolay ve daha kullanışlı hale geliyor.

Cubase tek başına birçok işi yerine getirmesine ragmen standart olarak büyük bir enstrüman zenginligi taşımıyor. Ancak VST enstrümanlar ve eklenti lerı e hem yakalanacak ses kalitesi, hem enstrüman sayısının çoklugu yazılımı çok güçlü hale getiriyor.



Cubase SX'in kullanıma hazırlanması

Cubase kurulum sonrasında ilk kez çalıştırıldıgında ses kartı üzerinde ASlA sürücülerinin uyumlulugunu denetler. Uyumluluk testinde bir sorun yaşanması halinde Cubase, ASlA sürücülerini kullanamayacaktır. Ancak bu sizi korkutmasın, onboard kartlar da dahilolmak üzere büyük bir çogunluk Steinberg ASlA sürücüleri ile uyumlu çalışıyor.

Sisteminizde bulunan ses kartını, MIDI klavyeyi ve kullanılacak metodu Cubase'e belirtmek için Devices > Device Setup seçenegine gidiyoruz. Karşımıza gelen pencerede Audio Patchbay sekmesine giderek Master Asıo Driver

seçenegini en düşük gecikmeyi elde edecegimiz ayarlara getiriyoruz.



Cubase SX ile MIDI kompozisyonu

Cubase, sequencer yazılımları içerisinde çok sayıda degişik projeye olanak tanır. 24 kanal ses kaydetme ve final işlemleri, 16 kanal MIDI projesi, filmler için 5.1 surround projesi gibi çok alanda çalışma olanagını kullanıcısının hizmetine sunar. Özellikle MIDI teknolojisini oldukça iyi kullanan yazılımda bir MIDI kompozisyonu oluşturuyoruz.

Yeni bir proje başlatarak yazılımı '16 track MIDI Sequencer' olarak çalıştırıyoruz. Yazılım bizden bir çalışma klasörü belirtmemizi isteyecektir. Bu klasörün içinde kullanacagınız ses dosyaları da depo edileceginden, her proje için ayrı bir klasör oluşturmak daha avantajlı olacaktır.

Karşımıza gelen ekranda 16 farklı MIDI kanalı görünüyor. Herhangi bir kanala tıkladıgınızda sol tarafta ilgili kanalın girişi, çıkışı, parametreleri gibi birçok özelligin oldugu ayar paneli de görünür. Giriş kısmını MIDI klavyemize ya da tüm MIDI girişlerine yönlendirerek nota girişi yapılmasını saglıyoruz. Çıkışını ise deneme amaçlı olarak 'Microsoft GS Wavetable SW Synth' seçenegine yönlendiriyoruz.

Bu seçenek işletim sisteminizde yüklü olan GM enstrüman bankasıdır. Vermiş oldugumuz enstrüman bankası tablosundan dilediginiz enstrümanın numarasını PRG kısmına girdiginizde ve MIDI klavye tuşlarına dokundugunuzda seçtiginiz enstrümanın sesini duyacaksınız.



Cubase SX ile ses kaydı

Orta düzey ev stüdyomuzda mikser kullandıgımızdan ötürü ses kaydı yapmakta son derece kolay bir hal alıyor. Ilk olarak kayıt alacagımız enstrüman ya da mikrofonu miksere baglıyoruz. Mikserimizin ana çıkışlarıysa dogrudan ses kartımızın girişine baglı olmalı. Bu aşamadan sonra Cubase içinde kanalların oldugu ekranda sag tıklayarak karşımıza gelen menüden 'Add new audio track' diyerek yeni bir ses kanalı ekliyoruz. Sonrasındaysa kumanda panelinden kayıt tuşuna basmamız yeterli.

Sanal mikser

Cubase içinde her kanalı ayrı kontrol edebilecegimizi artık biliyoruz. Ayrıca sistemimizde bir dijital mikser veya MIDI arabirim aygıtı olmadıgından her kanalı ayrı bir mikser kanalına yönlendirmek de mümkün degil. Cubase bu konuya sanal bir mikserle çözüm getiriyor. Devices menüsü altından programın mikserine erişebiliyorsunuz.

Sanal mikserle dilediginiz kanala efektler verebilir, seviyeleri belirleyebilir, ekolayzır ayarı yapabilir ve dilediginiz kanala yeni modüller ekleyebilirsiniz.

Mastering ve Finalize

Proje bitiminin son etabındaysa Mastering ve Finalize adımı oluşturuyor. Önce çalışmanızda kullandıgınız enstrümanların seviyelerini ayarlayın. Sonrasındaysa enstrümanlarınıza derinlik, Flange gibi efektler vererek süsleyin. Bunun için audio menüsü altında bulunan efekt seçeneklerini kullanabilirsiniz. Cubase bu konuda oldukça zengin bir yelpaze sunuyor.

Efekt ve seviye işlemlerinin ardından File > Export > Audio Mixdown yolunu izleyerek çalışmanızı WAV, MP3, OGG, WMA, RM gibi biçimlerde kaydedebilirsiniz.



Ileri düzey stüdyo kurulumu

Ileri düzey ev stüdyosuna orta düzey stüdyoya ek olarak bir MI DI arabirimi ve sanal enstrümanlar ekleyecegiz.



Donanımlar :



P4 2.8 işlemci

512 MB RAM

80 GB Hard Disk

Mackie Micro Series 1202 Mikser

M-Audio Audiophile 2496 Ses Kartı

M-Audio Luna Kondansatörlü Phantom Power Mikrofon

M-Audio Studiophile BX5 Monitör

M-Audio Midisport 2x4 Interface



Yazılımlar



Steinberg Cubase SX 3.01

Steinberg Virtual Guitarist VST

Steinberg Groove Agent







MIDI arabiriminin eklenmesi

MIDI arabiriminin bir stüdyodaki görevi MIDI iletişimini kullanan cihazların sequencer kontrolü altında birbirleriyle haberleşmesini saglamaktır. Bir başka deyişle yönlendiricidir. Yazımızda kullandıgımız M-Audio MIDI arabirimini USB baglantısıyla bilgisayara baglıyoruz. Daha önceden USB ile baglamış oldugumuz MIDI klavyeyi bu kez USB baglantısı olmadan 5 igneli kablo ile MIDI arabirimine baglıyoruz. Böylece klavyemiz artık MIDI arabirimi üzerinden haberleşecek. MIDI Interface Halion virtual sampler dünyasında bir devrim anlamına gelmektedir. Daha önce hiçbir sampler bu kadar kullanışlı ve yaratıcı olmamıştı. Yepyeni, eşi benzeri görülmemiş bir navigasyon sistemi ve sürükle bırak teknigi sample'larla çalışmayı her zamankinden çok daha pratik ve hızlı hale getirmiştir. Kusursuz ses kalitesi, 32 bit destegi ve 24 dB 'lik farklı türde filtrelerle garanti altına alınmıştır. Halion 2.0'daki Disk Streaming motoru sayesinde, AKAI'den E-MU'ya kadar tüm bilinen ses kütüphanelerini PC'nizdeki RAM kapasitesine sınırlı kalmadan özgürce yükleyebilirsiniz.



Sanal enstrümanlar

Ilk olarak Steinberg tarafından geliştirilen sanal enstrümanlar Cubase'te kullanılmaya başlandı. Böylece pahalı enstrümanlara bir alternatif dogdu. Sanal enstrümanlar VST (Virtual Studio Technology) destekleyen yazılımlara eklenti olarak yüklenir. Kurulum sonrasında Devices > VST Instruments yolunu izleyerek sisteminizdeki sanal enstrüman modüllerini görebilirsiniz. Sequencer içinde çalıştıgınız MIDI kanalını bu modüllere yönlendirerek kanal üzerindeki notaların çalınmasını saglayabilirsiniz. Steinberg firmasının ürettigi sanal enstrümanlardan bazılarına göz atıyoruz.



Steinberg Virtual Guitarist

Bilgisayarlar üzerinde elde edilmesi en zor seslerin başında gitar sesi gelir. Elektronik dünyada mükemmel bir gitar sesi yakalamak çok zordur. Virtual Guitarist bir MIDI drone degildir; temelinde profesyonel gitaristler tarafından çalınmış gerçek gitar kayıtları yatmaktadır. Bu nedenle, Virtual Guitarist'i gerçeginden ayırt etmek imkansızdır. Ayrıca tüm sesler üzerinde oynayabilme olanagı da saglanmıştır. Virtual Guitarist hem akustik hem de elektrik olarak iki ayrı seçenek sunuyor.

Virtual guitar Steinberg Groove Agent

Groove Agent, yalnızca birkaç fare tıklamasıyla size kullanıma hazır davul ritim/eri üretebilen bir sanal enstrümandır. Yazılım geçmiş 50 yıldan bu yana, hemen tüm popüler ve iz bırakmış olan ritimleri çalabiliyor. Temelini çogunlukla analog teyplere kayıt edilmiş olan davul örneklerine dayandıran Groove Agent birinci sınıf bir davulcuyu parmaklarınızın altında sizlere sunuyor. Ayrıca Groove Agent ile davul odasının ambiyansını verebilir, vuruş şiddetlerinin seviyelerinin sürekli degişmesini saglayarak daha gerçekçi hale getirebilirsiniz.



Steinberg Halion 3.0

Ha/ion'u virtual sampler dünyasında bir devrim olarak niteleyebiliriz. Yeni bir navigasyon sistemi ve sürükle bırak teknigi sample'larla çalışmak oldukça pratik ve hızlı. Yazılım 32 bit destegi ve 24 dB'lik farklı türde filtrelerle yüksek bir ses kalitesi sunuyor. Halion 3.0'daki Disk Streaming motoru sayesinde, AKAI'den EMU'ya kadar tüm bilinen ses kütüphanelerini PC'nizdeki RAM kapasitesine sınırlı kalmadan özgürce yükleyebilirsiniz.



Şarkı yapmanın kısa tarifi

Bir şarkı yapmaya başlamadan önce kullanacagınız sequencer yazılımın temel fonksiyonları mutlaka ögrenin. Mümkün oldugunca kısayol tuşlarıyla çalışın. Özelikle play, stop, kayıt gibi komutları kısayol tuşları ile yapın. Bu hem zamandan kazandıracak hem de daha az yorucu olacaktır. Sequencer içinde Key Editor kullanımını mutlaka iyice ögrenin. Çünkü şarkı yaparken en çok göreceginiz ekran olacak.

Şarkıya her zaman ritimleri yazarak başlayın. Farklı vuruş şiddetleri kullanmak davul sesini daha gerçekçi yapacaktır. Dilerseniz ritimler için smaple ve loop da kullanabilirsiniz.

Bir şarkı düzenlemesinde kendisini en çok hissettiren enstrüman bas gitardır. Özellikle vokallerle uyumlu bir bas partisyonu yazmak şarkınıza büyük keyif katacaktır.

Üçüncü olarak şarkının melodisini vokaller ve vokalsiz kısımlar için ayrı ayrı yazın.

Vokalli kısımlarda kulagı yormayacak ve daha çok vokali destekleyecek bir melodi tercih edin.

Şarkıyı bölümlere ayırarak trafigini belirleyin. Bölüm A, bölüm B gibi isimlendirerek çalışmanız geçişlerde büyük kolaylık saglayacaktır.

Bir şarkı yapmanın en büyük anahtarı eglenmektir. Yaptıgınız işten mümkün oldugunca keyif alın ve küçük molalar vermeyi unutmayın.


alıntıdır


_________________
DJ_Crazy
Sal Arl 26, 2006 5:54 pm Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:    
Başlığa cevap gönder    :::DJbARBAR::: :::DJ KABİNİ::: :::EN YENİ ENHİT MÜZİKLER::: :::MP3::: :::DOWNLOAD::: Forum Ana Sayfa » PRODÜKSİYON (NASIL YAPILIYOR BU PARÇALAR) Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap: 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Design by Freestyle XL / Music Lyrics.Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.08